Yedikule Hayvan Barınağı December 27, 2008
Posted by Murat in : Çevre, Hayata Dair , comments closed
Birçoğumuz hayatlarının bir döneminde hayvan beslemiş olabilir. Beslemeyenler hatta hayvanlardan çok korkanlarımızda olabilir. Hayvanlar bu dünyada biz insanlar olmasaydık çok da mutlu yaşayacalardı. Bizim varlığımız onlar için en büyük tehlikedir. Bunun için yapabilecekleri hiç birşey yok. Bu sebeple insan olmanın verdiği bir sorumluluğu taşımaktayız. Bu hayvanlara karşı olan sorumluluğumuzdur. Dünyanın sırf insanların yaşaması için yaratıldığını düşünmemiz kadar bencilce bir düşünce bence olamaz. Kaldı ki bu zaten mümkünde değildir. Hayvanları sadece gıda olarak görmemiz yanlıştır. Hayvanların sevgisine de ihtiyacımız vardır. Onlar bunu karşılıksız verirler. Bir çocuğun kişisel gelişiminde sorumluluğunu alacağı bir hayvan çok faydalı olacaktır.Malesef günümüzde çocuklar sokakta gördükleri kedi ve köpeklerin gözlerini oyma derecesinde eğitimsizlerdir. Bu çocuklar yarın büyüdüklerinde bu davranışlarını insanlarada yapabilirler. Hyvan sevgisi insan sevgisinin temelidir. İstanbul’da Fatih belediyesinin de çok büyük katkıları ile varlığını sürdüren Yedikule Hayvan Barınağı İstanbul sokaklarında yaşayan kedi, köpekler için çok büyük faydalar yaratmaktadır. Burada çalışan gerçek hayvan dostları sahipsiz kedi, köpeklerin tedavi, bakım, aşılama, kısırlaştırma işlemlerini yapılmaktadırlar. Ayrıca bu sahipsiz hayvanların sahiplendirilmesi içinde çalışılmaktadır. Evimize hayvan besleyemiyor olabiliriz. Hayvanlardan korkuyorda olabiliriz. Ama onlarında birer can olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Yardıma ihtiyaç duyan bu canlara bu soğuk günlerde bir kaşık mamada olsa yardımda bulunalım. En güzeli gidip yerinde görmek lazım. Hayvanat bahçelerini nasıl geziyorsak buralarıda gezebiliriz. Bellimi olur belki içlerinden birini sahiplenirsiniz. İllaki evinize götürmenizde gerekmiyor. Bir kedi veya köpeği hamiside olabilirsiniz. Yedikule Hayvan barınağının web sitesine ulaşmak için http://www.fatihbelediyesiyedikulehayvanbarinagi.com tıklayabilirsiniz. 
Hayaller, Gerçekler ve Bilginin Gücü December 27, 2008
Posted by Murat in : Tarih, Hayata Dair, Teknoloji , comments closed
Hayal edebildiğin kadar varsın derler. Bunun sebebi hayal edebilmek ve düşünebilmek için bilgiye olan ihtiyaçtır. Hiç bir konuda bilgisi olmayanlar nasıl hayal edebilirler ki? İnsanların edindikleri bilgi ve tecrübeler hayallerini ve bu hayallerde hayatlarını şekillendirir. Medeniyetten uzakta bir çok insan çoğu zaman şehirlerde ki insanlardan daha mutlular yaşadıkları söylenebilir. Çünkü bilgi ve tecrübeleri ile hayal ettiklerine ulaşmak şehirde yaşayanlardan daha kolaydır. Bir araştırmaya göre kırsalda yaşayan insanlar televizyon yayınlarının yaygınlaşmasından önce daha mutlularmış. Görünen o ki kapitalizmin gölgesinde sürekli tüketmeye teşvik etmek amacıyla bilgi bombardımanına tutulan insanlığın hayalleri, tıpkı ihtiyaçları gibi sınır tanımamaya başlamış durumdadır. Bu da insanların sahip olamayacakları şeylerin görmeleri, onlar hakkında bilgi sahibi olmaları nedeniyle hayatlarında mutsuz olmak için gerekçe sahibi olmaktadırlar. Bunun nedeni insanların birer tüketim canavarlarına dönüşmeleridir. Tüm insanlar sorduğunuzda mutlu olmak istediklerini belirtirler. Ancak mutluluk hedefleyen insanlar zamanla arzularının kölesi olup, elindekilerin kıymetini bilemez hale gelip mutsuz olmaktadırlar. Sanal mutluluklar, hayaller ve başkaları gibi yaşamak peşinde koşarlar. Uyuşturucuların (buna sinema, internet, çikolata ve aşırı yeme alışkanlığı dahil edilebilir) bu kadar yaygınlaşmasının sebebi sanırım budur.
İnsanları tüketmeye iten bilginin geldiği kanallar olan televizyon, gazete, internet ve hertürlü medya organı insanları eğitme konusunda okullardan, üniversitelerden daha güçlüdür. Günümüzde bebeklikten itibaren bu bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Ta ki ölene kadar. Artık öyle bir zamandayız ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmek için bile düşünmek yerine televizyonda söylenenlere inanıyoruz. Aslında çok faydalı amaçlarla kullanılabilecek olan medya, günümüzde Matrix isimli filmde ki gibi insanları kendi gerçekliğinde tutup sistemi tehdit etmeyecek şekilde insanları programlamaktadır. Teknolojinin hızlı gelişimi ile mobil iletişim artık medyanın bilgi bombardımanının yeni kanalı olmakta ve her şartta bilgi insanlara ulaştırılmaktadır. Edinilen bilgi dünya gerçeklerini yorumlarken insanlar tarafından kullanılmakta ve yaşarken verdiğimiz tüm kararları etkilemektedir. Öyle ki hayallerimiz bile bundan etkilenmektedir. Örneğin, Naziler İngiltere’i vurmak için füzeleri hayal etmişler ve V1 roketini geliştirmişlerdir. Çinliler Hunlar’dan o kadar çok korkmuşlardır ki binlerce insanın hayatı pahasına Çin seddini yapmışlardır. Haçlılar Kudüs’ü ele geçirmek için o kadar inanmışlardır ki tarihin en kanlı savaşlarını yapmışlardır. Hepsi edinilen bilgi ve bu bilgi çerçevesinde hayallerin, isteklerin manipülasyonu sonucudur. Tarih birilerinin yaydığı bilginin insanların inanç ve hayallerini etkilemesiyle yazılmaktadır. Vatikan tanrının arkalarında olduğunu söyleyerek insanları başkalarını öldürmeleri için yollara dökmüş, sadece yahudi ve müslümanları değil, ortodoks hristiyanları bile öldürtmüştür.
Gelecekte petrol, su ve gıda için savaşlar yapılabilir. Ama bence en büyük savaşlar kirletilmiş bilgi nedeniyle çıkacaktır. Bundan korunmanın yolu sağlıklı ve temiz bilgilerle beslenmekten geçmektedir. Hayallerimize sınır koymadan, başkalarının istediklerini hayal edip elde etmeye çalışmak yerine kendi gerçekliğimizi yaşamalıyız bence. Bu ne kadar mümkün? Bilemiyorum. Başta aile, sevdiklerimiz, çevre, devlet nasıl yaşamamız gerektiğini söylüyor zaten. Neden yorulalım ki?
Not: Media is Heroin isimli resim http://otvav.files.wordpress.com/2007/02/85medya.jpg adresinden alınmıştır.
İngiltere’den öngörü raporu April 16, 2007
Posted by Murat in : Raporlar, Hayata Dair , add a commentİngiltere Savunma Bakanlığı’nın yayımladığı “gelecek 30 yılda dünyanın nasıl bir hale geleceğini anlatan” rapor karamsar bir tablo çiziyor. Rapora göre 2035′e kadar sadece yaşayan canlıları hedef alan nötron silahlarıyla etnik temizlik yapabilecek, bütün haberleşme sistemlerini bir anda çökertebilecek ve insansız kullanılabilecek silahlar üretilecek. Dünyanın nüfusu 8 buçuk milyara ulaşacak ve iklim değişiklikleri minyatür bir buzul çağına yol açacak. Üstelik raporu hazırlayan ekibe göre bunlar basit birer tahmin değil bilimsel olasılıklar.
Gelecek 35 yılın stratejik tablosunu çizen İngiliz Savunma Bakanlığı’nın raporu insanoğlunu daha karanlık bir geleceğin beklediğini öngörüyor.
“Elektronik Darbe” silahlarıyla tüm haberleşme altyapısı yol edilebilecek
Geleceğin silahlarına bir bölüm ayıran rapora göre, “elektronik darbe” silahları ile bütün bir şehrin haberleşme altyapısını tamamen yerle bir etmek mümkün olacak.
Nötron silahları etnik temizlik için kullanılabilecek
Sadece canlı organizmaları hedef alan nötron silahlarının geliştirilmesiyle ırklara yönelik etnik temizlik olasılığı artacak. İnsansız kullanılabilen silah platformları, daha öldürücü saldırılara yol açacak, kimyasal, biyolojik ve nükleer silahların kullanımı da artacak.
Teröristler, beyinlerindeki çiplerle kalabalıkları yönlendirebilecek
Gelişen teknoloji, teroristlerin kabiliyetlerini de artıracak. Beyne yerleştirilen bilgi çipleri sayesinde, kalabalıkları adeta hipnotize edebilecek olan teroristler, güvenlik güçlerini şaşırtacak hızlı eylemlere imza atacak.
Dünya nüfusu 8.5 milyara ulaşacak, % 98′i az gelişmiş ülkelerde yaşayacak
Dünya nüfusu da artmaya devam edecek. Birkaç yıl içinde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor olacak. Dengesiz göç, sosyal sorunları da beraberinde getirecek. 30 yıl içinde 8 buçuk milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun yüzde 98′i daha az gelişmiş ülkelerde toplanacak. Sancılı Ortadoğu’nun nüfusu ise yüzde 132 artacak.
İran ekonomik gücü ile yıldızı parlayan ülkelerden olacak
Radikal islamcı teroristler eylemlerini siyasi düzeye taşırken, Batı ile İslam dünyası arasındaki uçurum da değişmeden kalacak. Öngörülere göre, İran ekonomik gücü ve enerji reservleriyle gelecek 30 yılın parlayan yıldızlarından olacak.
İklim değişikliği minyatür buzul çağına zemin hazırlayacak
Küresel ısınma sonucu buzulların erimesiyle, Kuzey Atlantik’teki sıcak su akıntılarının etkisi azalacak. Bu da okyanus sıcaklığını düşürerek minyatür buzul çağı olarak adlandırılan 17. ve 18. yüzyıl değerlerine dönüşe yol açacak.
Kanalturk.com.tr
