Archive for category Linux
Alper Kanat: Inventing on Principle
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 12 April, 2012
Uzun zamandır izlediğim en ilham verici video; imkanınız olursa kesin izleyin..
Alper Kanat: Bir Dosya Paylaşım Çilesi
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 12 April, 2012
Her şirket gibi biz de ortak dizinlerde dosya paylaşmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde bir masaüstü bilgisayar (belki birilerinin işine yarar: HP Pro 3400 MT; FreeDOS) satın alarak sunucu yapmaya karar verdik. Öncesinde benim iMac bilgisayarımda oluşturduğum bir sanal sunucu (/me <3 Virtualbox) üstündeydi her şey. Ancak özellikle yüklü dosya transferlerinde bilgisayarımın aşırı yavaşlaması üstüne yeni makineyle ilgili işleri hızlandırdık ve siparişini verdik.
generation M'de çalışanların, istedikleri işletim sistemini kullanma özgürlüğü var. Dolayısıyla ofiste Windows, Mac OS X ve Linux işletim sistemlerinin harmonisi söz konusu. Hal böyle olunca 3 işletim sisteminde de sorunsuz çalışacak, bakımı kolay bir çözüme ihtiyaç duyuyoruz. Dosya transferi diyince insanın aklına öncelikle FTP protokolü geliyor. 3 işletim sistemi de kullandıkları dosya gezgini (Explorer, Finder, Nautilus) yazılımları içerisinden direk FTP desteği sağlıyorlar. Yani eğer FTP kullanırsak, uzaktaki bir makinede bulunan paylaşımlı dizinleri kendi makinenizdeymiş gibi, ek yazılım kurmadan, bağlayıp kullanabiliyoruz. Kulağa hoş geldiği için ben de direk FTP kurulumuyla başlamıştım. Ancak kısa bir süre sonra acı bir şekilde farkettim ki; Mac OS X, FTP paylaşımları sadece salt okunur şekilde bağlıyor; hiç bir şekilde yazma hakkınız olmuyor. Bu durum, FTP'yi (maalesef) bir seçenek olmaktan çıkarıyor.
Bu noktada bir diğer seçenek olan FUSE sürücüleri devreye giriyor. SSHFS, FTP(S) gibi çeşitli dosya protokollerini desteklemesine rağmen özellikle Mac OS X Lion üzerindeki kararsızlığı ve verimsizliği sebebiyle bizi yarı yolda bırakıyor.
Biraz daha araştırınca karşımıza AFP (Apple File Protocol/AppleTalk/netatalk) çıkıyor. Mac OS X'in dosya paylaşımlarında ve Time Machine gibi uygulamalarında yoğun bir şekilde kullandığı AFP için Windows'a ek yazılım yüklemek gerekiyor. Bu nedenle kenardaki bir seçenek olarak düşünüyorduk. Son olarak en çok tavsiye edilen yönteme, Samba kullanımına karar verdik. Zira Samba, Windows ve Mac OS X'te doğal desteğe sahip bir diğer protokol.
Ofis ağımız bir Airties ADSL modemin arkasında ve tüm bilgisayarlarımız, telefon ve tabletlerimiz, kablosuz ağ bağlantısıyla bu ağa dahil durumdalar. Yalnızca yeni sunucumuz kabloyla direk olarak modeme bağlı. Kablosuz ağ bağlantısının yoğun kullanımına bağlı olarak 802.11g kullanıyor olmamızdan dolayı bir darboğaz söz konusu ancak o, bu yazının konusu değil. Bu yapılandırmadaki temel sorunlardan biri Airties modemimizin, cihazların hostname denen isimlerini ağa yayınlamaması. Her cihazın hosts dosyasıyla da oynamak istemediğimiz için çözümü ZeroConf protokolünde bulduk. Apple'ın tüm cihazlarında desteklenen (Bonjour) bu protokol için Windows'lara bir yazılım yüklemek gerekiyor olsa da, Windows'lar zaten SAMBA paylaşımlarını ağ içerisinde direk görebiliyorlar. Linux'da ise ZeroConf servisi verebilmek ve kullanabilmek için Avahi adındaki yazılımı yüklemek gerekiyor. Öte yandan bizim (yerel makinelerin kendi isimlerini ağda otomatik duyurabilmeleri için) ihtiyacımız olan servisin adı MDNS. Bu servis, Avahi ile birlikte kullanılıyor ve kullanabilmek için (Arch Linux'ta) nss-mdns paketini kurmak gerekiyor.
Arch Linux için konuşmam gerekirse sunucuya;
- samba
- avahi
- nss-mdns
paketlerini kurmamız gerekti. Paketleri kurduktan sonra Samba'yı yapılandırmak ve Avahi'ye tanıtmak için Avahi için bir servis dosyası eklemek gerekiyor. Samba yapılandırması kolay olsa da, Avahi'ye Samba'yı tanıtmak o kadar kolay değil. Zira Apple'ın Mac OS X Lion ile birlikte yaptığı son değişiklikler sonrasında servis dosyasında ufak da olsa değişiklikler yapılması gerekiyor ve bu bilgiyi hemen bulamıyorsunuz. Bu nedenle Samba'nın yapılandırma dosyasını ve Avahi'nin servis dosyasını buraya ekliyorum.
Ofisimizin ihtiyaçları dolayısıyla Samba yapılandırmasını; her çalışana özel bir dizin ve herkes tarafından paylaşılan dosyaların bulunduğu bir dizin şeklinde yaptık. Özel dizinler aslında her çalışan için açılmış ve kabuk erişimi olmayan Linux hesaplarından oluşuyor:
useradd -m -g users -s /bin/false kullaniciadi
Bir de Samba'nın kendi yönettiği hesaplar var. Kullanıcı isimlerinin aynı olmasına dikkat ederek:
pdbedit -a -u kullaniciadi
komutunu vererek onu da yaratıyoruz. Kullanıcı adı ve şifreler aynı olunca; erişim sağlayan tüm kullanıcılar hesaplarına rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Bu kurulumda şu anda yaşadığımız tek sorun (sanırım ağdaki henüz ne olduğunu bulamadığım bir problemden dolayı) sunucunun bir süre sonra ortalıktan kaybolarak sadece IP ile erişilebilir hale gelmesi. Avahi'nin kaydettiği office.local adresi bir süre sonra ulaşılamaz hale geliyor. Bu sorunu da şimdilik masaüstlerine smb://IP şeklinde kısayollar atayarak çözmüş durumdayız.
Mustafa Akgül: Türkiye İnterneti 19 Yaşında!
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 12 April, 2012
Bugün Türkiye İnterneti 20. yaşına basıyor. Biz, Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteler, Okullar, Öğretmenler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Barolar, kısaca tüm Türkiye olarak bunu kutlamaya çalışıyoruz. Bu 15. internet haftası. Biz 9-22 nisan aralığını, bu 2 haftayı tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, e-dönüşüm, e-türkiye ve e-devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çalışıyoruz. Bu süre boyunca, her Türk vatandaşı interneti konuşsun, interneti düşünsün, interneti kullansın ve internet’ten nasıl yararlanabilirim, işimi nasıl geliştiririm, kendimi nasıl geliştirebilirim diye araştırsın istiyoruz.
Dünya, İnternetin başını çektiği değişimin ortaya çıkardığı yeni toplum biçimine, Bilgi Toplumuna doğru geçişin sancılarını yaşıyor. Bilgi toplumu, bilginin bir üretim faktörü olduğu, bilim, teknoloji, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik ve istihdam kaynağı olduğu, bağımsız ve yaratıcı bireyin öne çıktığı bir toplum yapısını işaret ediyor. İnternet Bilgi Toplumunun aracı, tetikleyicisi, taşıyıcısıdır. Bu nedenle tüm dünyada ülkeler bütün vatandaşlarını geniş bir yelpazede internet okuryazarı yapmaya çalışmakta ve internetden yararlanmasının yollarını aramaktadır. Herkesin internete ucuz ve kolayca erişimini sağlamaya, tüm şirketlerin iş süreçlerini internete uyumlu yapmaya, kamu yönetimini internete taşımaya ciddi şekilde koyulmuşlardır.
İnternet, bireyi öne çıkarmanın yanında, geniş kitlelerin iş birliğine, beraber üretimine, deneyim ve bilgi birikimini, kişisel bilgi ve meraklarını paylaşmayı mümkün kılmıştır. İnternet hiç kimsenin tahmin edemediği biçimde gelişmekte, sıradan yurttaşa bunları fazla teknik beceri gerektirmeden, kolay, ucuz ve hızlı yapma ortamı sağlamıştır. 3G gibi mobil teknolojiler, ve gelişen bilişim teknolojileri ise bunu insana her an sürekli olarak sunmaktalar. Dünya yurttaşları da buna olumlu cevap vermişlerdir. Web 2.0 servisleri, özellikle Sosyal Ağlar, wikipedia, Linux ve Açık kaynak dünyası, açık ders malzemeleri, bunun örnekleri arasındadır. Geniş kitleler, internete erişim, açıklık, katılım ve refahtan pay istemekteler.
Dünya’da 2.2 milyar internet kullanıcısı, 888 milyon kayıtlı bilgisayar, 220 milyon alan adı, 677 milyon web, trilyon ölçüsünde web sayfası, milyonlar ölçüsünde video ve 130+ milyon civarında kişisel web/blog olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de ise 30-35 milyon civarında kullanıcı, 4 milyon bilgisayar, 300 bin Türkiye içinde, 1.3M Türkiye dışında alan adı var. Halkımızın, %30-38’si interneti düzenli kullanıyor, İnterneti kullananlar %45; %55’i ise interneti kullanmıyor/ kullanmamış . Evlerin %43’inde internete erişim var. Erkerkeler %56 kadınlar %35.3 internet kullanıyor. Kentlerde oran %53.2 olan kullanım kırsalda %25.7′ye düşüyor. Kadınlarda ise oran kentde %43.5 ve kırsalda %16.4. Sosyal ağlar ve yurttaş temelli içerik hızla gelişiyor. Facebook’a kayıtlı kullanıcı sayısı 845 milyonu aştı; günde 425 milyon kişi ziyaret ediyor; bir ay içinde mobilden bağlanan sayısı 400 milyon. Twitter’da 350 milyon kullanıcı sö zkonusu, aktif kullanan 140 milyon; günde 300 milyon tweet ve 1.6Milyar sorgu var. En çok izlenen kişi Lady Gaga, 20 milyon civarında. Linkedin 125 milyon civarında. WordPress 20 milyonu aşmış durumda. Facebook’ta 500 bini aşkın uygulama var. Yurttaş fotoğraflarının toplandığı Flicker’de 6 milyar foto var. Youtube üzerinden günde 1 milyarı epey aşkın sayıda video izleniyor. Video pazaranın %40′i youtube’ta. Her dakika 30 saatlik video youtube’a yükleniyor.
İnternet, hic kimsenin tahmin edemediği bir şekilde gelişiyor. Biz arkadan geldiğimiz için işin özünü yakalayamıyoruz. Ama, pek çok kişinin eğlence ortamı olarak algıladığı sosyal ağlar, bir tanıtım, örgütlenme, eğitim, pazarlama ve haberleşme, buluşma ortamı olmuştur. Hiç bir büyük kurum, devlet, firma, proje buralarda olmama lüksüne sahip değildir. Artık kurumların sosyal ağdaki temsilcisi, kurumun en yetenekli elamanlarından biri olmak zorunda; hem kurumu, hem iletişimi, haklka ilişkileri, reklamı hem de internet iyi bilmek zorunda. Bloglar, kurumlar için bile, hem politikaları açıklama, hem kamuoyuna hesab verme, hem de kendini anlatma ortamı olmaktadır. İnternet, bilgiye dayalı, geniş kitlelerin katılımı ile hayata geçen yeni bir toplum biçiminin nüvesini taşıyor, ortam ve araçlarını sunuyor.
Ülkemizdeki gelişmeler dağınık, çelişkili, ve mehter yürüyüşünü hatırlatıyor. Ülkemizin 2006-2010′u kapsayan, bir Bilgi Toplumu stratejisi ve eylem planı vardı; eylemlerin çoğu yapılmadı ve işin daha ilginci toplum böyle bir stratejinin varlığının farkında değildi. Henüz yenisi ortada yok. Kamu’da, profesyoneller arasında, üniversitelerde, okullarda, büyük şirketlerde yaygın internet kullanımı var. E-devlet, finans, sağlık, medya gibi başarılı sektörlerimiz var. Ama KOBİ’lerde, tarım sektöründe, kırsal kesimde, dar gelirli kesimlerde gidecek çok yolumuz var. Ülkemizde, internet konusunda heyecanlı kesimlerde var; bihaber kesimlerde . Geçikmeli de olsa 3G ülkemizde var, cep telefonları internete erişim aracı olarak yagınlaşmaya başlamıştır. Ama Türkiye gemisinin rotasını Bilgi Toplumuna döndürdüğünü söyleyebilmek mümkün değil. Serbestleşmede epey yol aldık gibi, ama pazar payları epey geri olduğumuzu gösteriyor. Geniş bant internet 12 milyona ulaştı, ama yeteri kadar yaygın değil ve pahalı. I.T.U’nün 2010 ücretlerine göre Bilgi ve İletişimin maliyeti sıralamasında 80. sıradayız; sabit de 89., GSM’de ise 112. sıradayız. İnternet ve telekomda KOBI’ler yaşam savaşı veriyor. Bilişim alanında insan gücü açığı ve açığı kapatacak öğretim üyesi açığı had safhada. Ülkemizde internet konusunda bir dağınıklık ve koordinasyonsuzluk söz konusu.
Uluslarası indekslerde en iyisinde bile ilk 50. ye giremiyoruz. 2 yılda bir yayınlanan Birleşmiş Milletler e-devlet indeksinde 59, 76, 69 dan sonra bu sene 80. sıradayız. Basın özgürlüğünde son 2 yılda 138 ve 148 sıradayız. Dünya Ekonomik Forumu sıralamasında uzun süren gerilemenin ardından 2007 seviyene tekrar yükseldik ve 52. olduk. Aynı rapor, ülkenin interneti ekonomide kullanımda geri kaldığını, bunun ise yurttaşların bilgi teknolojileri yetkinliğinin yetersizliğden kaynaklandığını belirtiyor. İnsani gelişme indeksinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinde, demokrasi indeksinde oldukça geriyiz: 92, 121, ve 88.
İnternet Yasakları ise ülkemize zarar vermeye, suçsuz vatandaşımızı cezalandırmaya devam ediyor. Donkişot, Devekuşu ve Harakiri ile özetliyebileceğimiz, adaletsizlik, başını kuma gömme ve kendimize zarar vermeye devam ediyoruz. Zararlı içerikle mücadele, demokratik bir hukuk devletine yarışır temelli, yurttaş temelli olmalı, devlet eğitim, destek ve uygun yazılımları sağlamalıdır. Hiç bir bilimsel temeli olmayan, kamuoyuna kapalı, hukuki temeli olmayan bürokratik çözümler yerine, yönetişim ve özgürlük öncelikli makul çözümler peşinde koşmalıyız.
İnterneti; kalkınmamız, dünya ile bütünleşmemiz, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi, demokrasimizin gelişmesi, ve ülke içinde bütünleşme çabalarının merkezine koymalıyız. İnternet projesi, muasır medeniyet projesidir. En az GAP ve AB projeleri kadar önemlidir. Bir seferberlik ruhuyla konuya yaklaşmalıyız. Uygun bir vizyonla, doğru siyasal sahiplenme, partiler üstü çerçeve, katılımcı, saydam ve esnek yapılarla yeniden örgütlenmeli; kısa, orta ve uzun vadeli Eylem Planları hazırlamalı ve el birliği ile hayata geçirmeliyiz.
Yurttaşın Bilgi Teknolojileri yetkinliğini kazanması hayati önemdedir. MEB, temel bilişim derslerini zorunlu ve kapsamı geniş olarak tekrar koymalıdır. Bu dersler, marka ve ürün temelli olmaktan, kavram temelli olmalı; Ulusal İşletim Sistemi Pardus’a en azından eşit sans tanımalıdır. Bilgi Okur yazarlığı, işin etik, estetik, mahremiyet, güvenlik ve bilişim suçları boyutlarını kapsamalıdır. Lise ve Üniveristelerde, kendi alanı ne olursa olsun, tüm öğrencilere kelime işlemicisi, hesap tablolamanın ötesinde temel bilgisayar bilimi kavramları; programlama, ağ, veritabanı, bilgi sistemi gibi dersler verilmeli, ve öğrencilerin bilişimin neler yapabilecegini ve tehlikelerini kavramaları sağlanmalıdır. Ayrıca, Bilişim sektörünün ülkemiz için öncekikli bir sektör olması gerektiğinden, bilişim uzmanları yetiştirmek ulusal hedeflerimizden biri olmalıdır.
Ülkemiz gündemine Fatih Projesi vardır. Bu çok önemli, maliyetli ve çok riskli bir projedir. Bu projenin başarıyla hayata geçmesi hepimizin üstüne düşen bir görevdir. Bunun için katılım ve saydamlık şarttır. Bütün tarafların diyalog içinde bu projede hata yapmadan hayata geçirmek için dayanışma içinde olması gereklidir. Biz, Sivil Toplum Kuruluşları ve ilgili akademisyenler olarak takipçi olacağız.
İnternet, insanlığın gelişmesinde önemli bir aşamayı temsil etmektedir. İnternet, dünya ile bütünleşmek, AB’ye girmek isteyen, özgür bireylerin oluşturduğu, çok renkli ve çok sesli bir Türkiye için vazgeçilemez bir araçlar bütünüdür. Gelin, İnterneti kalkınmamızı hızlandırmak, demokrasimizi geliştirmek, ortak aklımızı oluşturmak, bireyler olarak kendimizi geliştirmek, birlikte üretmek için kullanalım.
Doğum günün kutlu olsun İnternet!
İnternet Yaşamdır!
LKD Seminer Duyuruları: İstanbul Maltepe Üniversitesi, 18 Nisan 2012
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 12 April, 2012
Tarih: 18 Nisan 2012 Çarşamba
Saat: 14:00-16:00
Konuşmacı: Mahmut Sedat Eroğul
Program:
Özgür Yazılımlar
- Neden Özgür Yazılımlar
- Neden Linux
- GNU Felsefesi
- Linux Çekirdeği (Kernel)
- Linux Dağıtımları
Linux Kurulumu ve Masaüstü
- Windows’da kullandığınız programların Linux’da çalışan karşılıkları
- CD’den ve USB’den çalışan Linux’lar
- Sanal Makinede Linux kullanımı (Sunum + Demo)
- Ubuntu ve Pardus kurulumu nasıl yapılır (kurulum ekran görüntüleri ile sunum)
- Linux’ta değişik masaüstü ortamları (KDE, Gnome, Unity, LXDE, XFCE) tanıtım (sunum ve demo)
Yer: İstanbul Maltepe Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yazılım Mühendisliği Bölümü, Anfi, 1. Kat
Ercan Topalak: Debian üzerinde Deluge ve Web Arayüzü (Seedbox)
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 12 April, 2012
Internet üzerinde bir çok VIP paylaşım yapılan torrent izleyici (tracker) site bulunmaktadır. Bu sitelere davetiye veya bağış yoluyla kayıt olunabilmektedir. Vip paylaşımın bir gereği olan torrent paylaşımlarını sömürmeyi (leech) engellemek için, indirme ve gönderme oranları (ratio) takip edilmektedir. Ülkemiz internet şartlarında gönderme (upload) oranı yüksek tutmak ancak, internet üzerinde bulunan bir sunucu üzerine bir torrent istemcisi kurarak onu seedbox haline getirerek sağlanabilmektedir.
Deluge, GNU/Linux üzerinde çalışabilen torrent istemcisi ve iyi bir utorrent alternatifidir. Deluged servisi ile herhangi bir grafiksel ortam (GUI) gerektirmez, web üzerinden yönetilmesi için deluge-webui arayüzüne sahiptir ve sistem kaynak kullanımı oldukça düşüktür.
Kurulum Debian 6.0 Squeeze 64 bit üzerinde yapılmıştır. # işaretli komutlar root haklarına sahip kullanıcı ile gerçekleştirilmeli yada sudo kullanılmalıdır.
# aptitude install deluge-common deluged deluge-web deluge-webui
Deluge ve web arayüzü için gerekli olan paketler sisteme yüklenir.
$ deluged -f
Web arayüzünü kullanmak için gerekli olan deluged-web süreci çalıştırılır.
$ deluge-web
Deluge-webui arayüzü varsayılan olarak “8112″ nolu portu kullanır. Internet tarayıcısı ile “ http://localhost:8112 “ adresinden ulaşabilir. Varsayılan giriş şifresi “deluge” dir.
Açılan “Connection Manager” penceresinde gözüken 127.0.0.1 ipli deluged süresi seçilerek bağlanılır.
Genel olarak Deluge nin GTK arayüzüne ve utorrent yazılımına benzer. Deluge ve torrent bağlantısı ile ilgili yapılandırmaları “Preferences” menüsü ile yapılır.
Init.d Betiği ile Deluge Süreç Kullanımı
Varsayılan olarak deluge süreçleri init.d betikleri ile gelmez. /etc/init.d betikleri ile başlatma / durdurma gibi kontrol işlemlerini yapmak ve sunucu yeniden başladığını rc.d süreçlerine dahil etmek için init betiği el ile oluşturulmalıdır.
# nano /etc/default/deluge-daemon
deluge.daemon dosyası nano ile oluşturulur ve içine aşağıdaki satırlar girilir.
# Configuration for /etc/init.d/deluge-daemon # Bu alan boş bırakılmamalıdr. DELUGED_USER="" # Deluged sürücini çalıştıracak kullanıcı adı # Başlangıçta çalışsın mı? RUN_AT_STARTUP="YES"
Init.d betiğini nano ile oluşturulur ve aşağıdaki satırlar girilir.
# nano /etc/init.d/deluge-daemon
#!/bin/sh
### BEGIN INIT INFO
# Provides: deluge-daemon
# Required-Start: $local_fs $remote_fs
# Required-Stop: $local_fs $remote_fs
# Should-Start: $network
# Should-Stop: $network
# Default-Start: 2 3 4 5
# Default-Stop: 0 1 6
# Short-Description: Daemonized version of deluge and webui.
# Description: Starts the deluge daemon with the user specified in
# /etc/default/deluge-daemon.
### END INIT INFO
# Author: Adolfo R. Brandes
PATH=/usr/local/sbin:/usr/local/bin:/sbin:/bin:/usr/sbin:/usr/bin
DESC="Deluge Daemon"
NAME1="deluged"
NAME2="deluge"
DAEMON1=/usr/bin/deluged
DAEMON1_ARGS="-d" # Consult `man deluged` for more options
DAEMON2=/usr/bin/deluge-web
DAEMON2_ARGS="" # Consult `man deluge-web` for more options
PIDFILE1=/var/run/$NAME1.pid
PIDFILE2=/var/run/$NAME2.pid
UMASK=022 # Change this to 0 if running deluged as its own user
PKGNAME=deluge-daemon
SCRIPTNAME=/etc/init.d/$PKGNAME
# Exit if the package is not installed
[ -x "$DAEMON1" -a -x "$DAEMON2" ] || exit 0
# Read configuration variable file if it is present
[ -r /etc/default/$PKGNAME ] && . /etc/default/$PKGNAME
# Load the VERBOSE setting and other rcS variables
[ -f /etc/default/rcS ] && . /etc/default/rcS
# Define LSB log_* functions.
# Depend on lsb-base (>= 3.0-6) to ensure that this file is present.
. /lib/lsb/init-functions
if [ -z "$RUN_AT_STARTUP" -o "$RUN_AT_STARTUP" != "YES" ]
then
log_warning_msg "Not starting $PKGNAME, edit /etc/default/$PKGNAME to start it."
exit 0
fi
if [ -z "$DELUGED_USER" ]
then
log_warning_msg "Not starting $PKGNAME, DELUGED_USER not set in /etc/default/$PKGNAME."
exit 0
fi
#
# Function that starts the daemon/service
#
do_start()
{
# Return
# 0 if daemon has been started
# 1 if daemon was already running
# 2 if daemon could not be started
start-stop-daemon --start --background --quiet --pidfile $PIDFILE1 --exec $DAEMON1 \
--chuid $DELUGED_USER --user $DELUGED_USER --umask $UMASK --test > /dev/null
RETVAL1="$?"
start-stop-daemon --start --background --quiet --pidfile $PIDFILE2 --exec $DAEMON2 \
--chuid $DELUGED_USER --user $DELUGED_USER --umask $UMASK --test > /dev/null
RETVAL2="$?"
[ "$RETVAL1" = "0" -a "$RETVAL2" = "0" ] || return 1
start-stop-daemon --start --background --quiet --pidfile $PIDFILE1 --make-pidfile --exec $DAEMON1 \
--chuid $DELUGED_USER --user $DELUGED_USER --umask $UMASK -- $DAEMON1_ARGS
RETVAL1="$?"
sleep 2
start-stop-daemon --start --background --quiet --pidfile $PIDFILE2 --make-pidfile --exec $DAEMON2 \
--chuid $DELUGED_USER --user $DELUGED_USER --umask $UMASK -- $DAEMON2_ARGS
RETVAL2="$?"
[ "$RETVAL1" = "0" -a "$RETVAL2" = "0" ] || return 2
}
#
# Function that stops the daemon/service
#
do_stop()
{
# Return
# 0 if daemon has been stopped
# 1 if daemon was already stopped
# 2 if daemon could not be stopped
# other if a failure occurred
start-stop-daemon --stop --quiet --retry=TERM/30/KILL/5 --user $DELUGED_USER --pidfile $PIDFILE2
RETVAL2="$?"
start-stop-daemon --stop --quiet --retry=TERM/30/KILL/5 --user $DELUGED_USER --pidfile $PIDFILE1
RETVAL1="$?"
[ "$RETVAL1" = "2" -o "$RETVAL2" = "2" ] && return 2
rm -f $PIDFILE1 $PIDFILE2
[ "$RETVAL1" = "0" -a "$RETVAL2" = "0" ] && return 0 || return 1
}
case "$1" in
start)
[ "$VERBOSE" != no ] && log_daemon_msg "Starting $DESC" "$NAME1"
do_start
case "$?" in
0|1) [ "$VERBOSE" != no ] && log_end_msg 0 ;;
2) [ "$VERBOSE" != no ] && log_end_msg 1 ;;
esac
;;
stop)
[ "$VERBOSE" != no ] && log_daemon_msg "Stopping $DESC" "$NAME1"
do_stop
case "$?" in
0|1) [ "$VERBOSE" != no ] && log_end_msg 0 ;;
2) [ "$VERBOSE" != no ] && log_end_msg 1 ;;
esac
;;
restart|force-reload)
log_daemon_msg "Restarting $DESC" "$NAME1"
do_stop
case "$?" in
0|1)
do_start
case "$?" in
0) log_end_msg 0 ;;
1) log_end_msg 1 ;; # Old process is still running
*) log_end_msg 1 ;; # Failed to start
esac
;;
*)
# Failed to stop
log_end_msg 1
;;
esac
;;
*)
echo "Usage: $SCRIPTNAME {start|stop|restart|force-reload}" >&2
exit 3
;;
esac
:
Oluşturulan init.d betiğine çalıştırma hakkı verilmelidir.
# chmod 755 /etc/init.d/deluge-daemon
Başlangıçta betiğin çalıştırılması ve rc çalışma düzeyine dahil edilir.
# update-rc.d deluge-daemon defaults
Son olarak deluge-deamon süreci init betiği ile çalıştırılır.
# invoke-rc.d deluge-daemon start
Artık süreç kontrol işlemlerini init betiği ile yapabilirsiniz.
Kaynak ve Faydalı Adresler
http://dev.deluge-torrent.org/wiki/UserGuide/InitScript/Ubuntu
Ali Erkan İmrek: Pardus tarihi eser oldu
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 11 April, 2012
- Kamu idaresi 5 yıl boyunca kanun, yönetmelik, genelge bağlamında kamu kurumlarını Pardus göçüne hazırlayıcı, teşvik edici veya bağlayıcı hiçbir çalışma yapmadı.
- Yapmadığı gibi ihalelerde MS (Microsoft) teknolojilerine bağımlılığı arttıran yatırımlara da izin verildi. Hatta daha da kötüsünü yaparak kamu hizmeti almak isteyen vatandaşların MS ürünleri satın almasını zorunlu kılan hizmetler bile sundu.
- Kamu'da bilgi işlem kadrolarında görevli personellerin pek çoğu kamu yararını düşünüp MSCE ve eşdeğer belgelerini duvardan indirip çekmeceye koymak istemedi. Pardus ile karşılaştıklarında Pardus'un MS teknolojileri ile olan uyumsuzluklarını ve farklılıklarını bahane ederek çamur atıp, tepeden bir bakışla ahkam kestiler. (Ama yine de memurları suçlamayıp amirlere bakın, onlara bu fırsatı veren yine kamu idaresinin iradesizliğiydi)
Ayrıca son zamanlarda infaz nedenlerinin sadece bunlardan ibaret olmayabileceğini de düşündüm, kağıt üzerinde bir isim olarak kalan projenin BİLGEM'den ULAKBİM'e bağlanmış olması projenin çalışma şeklinin de değiştirilmek istendiğini gösterdi. Ancak bu da mühendislerle birlikte projeyi dağıtmayı gerektirecek bir sebep olmasa gerek.
Sonuçta kamu kurumlarında yaygın kullanılmaması, kötü bir ürün olması ve kötü bir yapılanma ile geliştirilmesi gibi gerekçeler yukarıda yazdıklarımı çürütecek şekilde nesnel olarak ispatlanmış olsaydı bile, bunların hiç birinin çözümü projeyi yok etmeyi gerektirmiyordu. Tabii gerçekten amaç Pardus'u devam ettirmek idiyse.
Şimdi tüm bu yazdıklarımı bir kenara koyup bir de şuna bakıyorum; Önce sorunları tespit edip çözüm arayalım, gerekiyorsa ondan sonra yok ederiz demek yerine aceleyle infaz ettikten sonra gelin bakalım neymiş bu Pardus'un başarısızlığı demenin profesyonel bir yeniden yapılanma çalışması ile ilgisi yok.
Tüm bunların ışığında projenin ipinin geçen yıl ortalarında çoktan çekilmiş olduğu, ipi çekenlerin başarı ve başarısızlık gibi bir hassasiyetlerinin olmadığı, bunların sadece bahaneler olduğu, nesnel değerlendirmeler yapılmadığı, yeniden yapılanmadan anlaşılanın yok et ve yeniden inşa et olduğu sonucuna vardım.
LKD Seminer Duyuruları: Amasya Üniversitesi Semineri, 13 Nisan 2012
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 10 April, 2012
Program:
10:00-12:00 Linux ve Özgür Yazılım Dünyasına Giriş
13:00-15:00 İnternet
Yer: Amasya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi
Tarih: 13 Nisan 2012
Konuşmacı: Mustafa Akgül
A. Hamdi Özcan: Cisco cihazların yedeğini alacak betik hazırlayalım
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 9 April, 2012
Çalışma ağınızda çok fazla sayıda ağ cihazı varsa bunların üzerinde yapacağınız toplu işlemler uzun, hatalı ve can sıkıcı olabilir. Tüm cihazların üzerinde komutların tek seferde nasıl çalıştırılacağını inceleyelim;
Örnek senaryomuzda Cisco cihazların çalışan konfigürasyonlarının yedeğini bir FTP klasöründe toplayacağız. Bunun için PuTTy telnet ve SHH yazılımının CLI (command line interface) veriyonu Plink‘i kullanacağız.
Cihazlarınıza TELNET ile bağlanıyorsanız;
plink.exe -telnet -l admin 10.0.0.1 < lc.txt
cihazlarınıza SHH ile bağlanıyorsanız;
plink.exe -ssh -l admin -pw password 10.0.0.1 < lc.txt
lc.txt dosyasının içine, çalışan ayarları (running config) FTP’ye kopyalamak için;
ena password copy run ftp://anonymous@10.0.0.22 exit
burada FTP sunucunuzun anonymous bağlantıya izin verdiğini varsaydık.
Yukarıda bağlantı komutlarındaki IP adreslerini cihazların adresileri olarak dizi şeklinde oluşturup terminal ekranına yapıştırdığınızda yüzlerce cihazı tek seferde yedeklemiş olacaksınız.
Necdet Yücel: İnternet Haftası başlıyor
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 8 April, 2012
Türkiye'de İnternet'i genel kullanıma açıldığı gün olan 12 Nisan'ı (1993) kapsayan 2 hafta 1998'den bu yana İnternet Haftası olarak kutlanıyor. Bu yılın doğum günü pastası 12 Nisan'da Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek etkinlikte kesilecek.Türkiye İnternet Kamuoyunu, 9-22 Nisan'da gerçekleşecek 15. İnternet Haftasını, tüm ülkede internete verdiğimiz öneme yakışır bir şekilde; interneti savunmaya, interneti konuşmaya ve bu doğum gününü kutlamaya çağırıyoruz. Tüm kesimlerden; Üniversiteler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Çiftçi Birlikleri, Ziraat Odaları, Mühendis Odaları, Barolar, Tabip Odaları, Bankalar Birliği, Noterler Birliği, Organize Sanayi Bölgeleri, Yerel Yönetimler, İnternet Cafeler, Okullar, Kaymakamlıklar, Valilikler, Bakanlıklar, tüm kamu yönetimi, özel sektör, internet şirketleri, Bilişim/Bilgi/İletişim STK'ları, Demokratik Kitle Örgütleri, Bilişim Klüpleri, Tüm Medya Kuruluşlarını, Bireyleri bu İnternet Haftasını tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, e-dönüşüm, e-türkiye ve e-devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çağırıyoruz.
İnternet Yaşamdır!
Cagri Ersen: FreeBSD – Pure-ftpd: [ERROR] Unable to find the ‘ftp’ account”
Posted by Linux Gezegeni in Haberler, Linux on 8 April, 2012
FreeBSD sistemlerde port üzerinden pure-ftpd kurulumu yaptıktan sonra pure-ftpd’yi start etmek istediğinizde aşağıdaki gibi bir hata ile karşılaşabilirsiniz:
[ERROR] Unable to find the 'ftp' account"
Bu durumun nedeni kurulum sırasında ftpgroup isimli bir grup oluşturulup bu gruba dahil edilmesi gereken ftp isimli hesabın oluşturulmuyor olmasıdır. Sistemde ftp isimli bir hesap bulunamadığı için pure-ftpd teorik olarak bu kullanıcıya ihtiyaç duymuyor olsa da servisin başlatılması sırasında sorun çıkarmaktadır.
Sonuç olarak bu kullanıcıyı sisteminize eklemeniz gerekir:
# pw useradd ftp -u 14 -g 14 -s /sbin/nologin -d /dev/null
Böylece servisi bir kez daha başlatmayı denediğinizde sorun çıkarmayacaktır.
Cagri Ersen tarafından Syslogs adresinde yayınlandı. | Permalink | Etiketler: pure-ftpd, tips





![[Google]]( http://www.bahcetepe.com/wp-content/plugins/easy-adsense-pro/google-light.gif)