Archive for category Microsoft

Destek seçeneklerinizi biliyor musunuz?

Microsoft ürünü sahibi iseniz veya olmak istiyorsanız satış öncesi ve satış sonrası sorularınıza destek olmak için çağrı merkezi ekibimiz hizmetinizde!

Microsoft Çağrı Merkezi sizlerin ihtiyaçları doğrultusunda en iyi müşteri hizmetleri ve teknik destek servisleri aracılığıyla, yüksek düzeyde müşteri memnuniyetine ulaşmayı hedeflemektedir.

Satış öncesi ve satış sonrası son kullanıcı destek seçeneklerimize aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz:

Microsoft Çağrı Merkezi

Microsoft Ürün Aktivasyon Merkezi

Microsoft Yardım Twitter

Microsoft Destek Genel Web Sitesi

Microsoft Answers Topluluk Desteği

Microsoft Satış Öncesi ve Sonrası Chat Desteği

Sık Sorular Sorular için Videolu Çözümler

Microsoft Destek web sitesinden ürün bazında destek seçenekleri, sık sorulan soruların videolu çözümleri, ürün çözüm merkezleri, e-posta ve chat desteği, ürün güncellemeleri gibi pek çok kaynağa ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular her ay destek merkezimiz tarafından değerlendirilip, çözümleri videolu çözümler olarak hazırlanarak destek sitemizden yayınlamaktadır.

Microsoft Answers forumlarında, Windows, Office, Internet Explorer, MSE ve Windows Live ürünleri konusunda sorular sorabilir veya bilgilerinizi diğer kullanıcılara yardımcı olarak paylaşabilirsiniz.

Microsoft ürünleri ve hizmetleri ile ilgili her türlü soru/sorun ve geribildiriminiz için bizlere yukarıdaki kanallar üzerinden ulaşmanızı bekliyoruz!

No Comments

SQL Server 2012 Lansmanının Ardından

2012 yılı pek çok çözümümüzün yeni versiyonlarının çıktığı/çıkacağı bir yıl. Bu lansmanlardan ilkini SQL Server 2012 ile 3 Mayıs 2012’de İstanbul’da Swiss Otelde gerçekleştirdik.

15 iş ortağımızın da sponsor olarak yer alıp, SQL Server etrafındaki çözümleri tanıttığı lansmanımızda, 625 katılımcıyı ağırladık.

Açılış konuşmalarımızda BT dünyasının duayeni Alpaslan Özlü ve konuşmasında katılımcılara büyük enerji ve motivasyon veren yönetim danışmanı Toby Foxcroft yer aldı. Toby’nin hemen ardından benim SQL Server 2012 yenilikleri sunumuma yer verdik. Son olarak da DenizBank başarı öyküsünü Intertech’ten Funda Öney bizlere anlattı.

Günün geri kalan kısmında, üç parallel salonda, 16 oturumla katılımcılarımıza SQL Server 2012 yeniliklerini anlattık.

SQL Server Öncüleri (SQL PASS Turkey Chapter) bu salonlardan, “Dene Keşfet Salonunda” takipçileri ile buluştu.

Lansmanda katılımcılarımızdan etkinlik konusundaki deneyimlerini ve SQL Server 2012 mesajlarını #SQL2012Lansman hashtag’I ile paylaşmalarını rica ettik. Fuayede yer alan video ekranımız ise paylaşımları tüm katılımcıların anında görmesini sağladı. Günün sonunda en başarılı mesaj içerik sahiplerinden 16 katılımcımıza SQL Server 2012 kitabı hediye ettik.

Çok kısa zamanda hem katılmayan takipçilerimiz hem de katılan ancak diğer parallel oturumları izlemek isteyen takipçilerimiz için SQL Server 2012 Lansman web sitemizden oturum videolarını paylaşacağız.

SQL Server 2012 Yeniliklerinden bahsettiğim Techno Lab röportajım için tıklayın.

 

No Comments

Word İçerisinde Fikirler Oluşturmak

Zihninizde dolaşıp duran tüm fikirler, yani beyin fırtınanız, bunların yazıya dökmeye kalktığınızda uçar ve gider. Boş bir sayfaya bakmak kadar zor bir iş de yoktur aslına bakarsanız.

Haftalarca zihnimde bir projeyi, bir video senaryosunu oluşturduğumu ve yine de karşımda bomboş bir sayfa bulduğum zamanları bilirim.

Bir Word şablonuyla başladığınızdaysa sayfanızda bir şeyler otomatik olarak belirir, bu ise fikirlerinizi ortaya koymanıza ve hatta yeni fikirler oluşturmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca elinizdeki bir şablon olduğundan aklınızdaki projeye veya düşünce yapınıza uydurabilirsiniz.

Projemde ilerleyebilmek için “story map” şablonuyla başladım. Şekillerin bağlanma yöntemi ve fikirleri yazmak için yeterli alan bulunuyor oluşu hoşuma gitti.

Şablonun etiketleri tam olarak isteklerime pek uymadı fakat bu etiketlerin adını değiştirirken düşüncelerim daha da netleşti ve bu sayede videomun nasıl ilerleyebileceğini anladığım “işte!” noktasına ulaşabildim.

Office.com içerisinde yeni fikirler üretmenize ve en iyi fikirlerinizi yazmanıza yardımcı olan başka şablonlar da var. Bunlar okula dönüş kategorisinde yer alsa da herkesin kullanımına yönelik. İşte bazıları;

  • Spider Map şablonu: Bir konunun çeşitli yönlerini araştırmak için kullanılabilir.
  • Event Map şablonu: Kim, ne, ne zaman, nerede, nasıl ve neden sorularının cevaplarını incelemek için kullanılabilir. Bu bir etkinlik de olabilir bir proje planı da. Dinleyiciler kim? Kim gerçekleştirecek? Ne zaman bitmesi gerekiyor? Nasıl tamamlanacak veya finanse edilecek?
  • Concept Map Birincil ve Concept Map Temel şablonları: Basit veya daha karmaşık ilişkilerin izlenmesi için kullanılabilir.
  • Umbrella Chart şablonu: Bir konunun birden fazla yönünü araştırmak için kullanılabilir.
  • T Chart ve KWL Chart şablonları: Listelere bayılanlar için muazzam bir şablon! T Chart şablonunda engeller ve fırsatları listeleyebilirsiniz. KWL şablonunda ise bildikleriniz, bilmek istedikleriniz ve öğrendikleriniz için alanlar bulunmasına rağmen ihtiyacınıza göre değiştirebilirsiniz. Son sütun ise “kapsam dışındakiler” veya “nerede öğrenebilirim” gibi bilgiler için kullanılabilir.
  • Fishbone Diagram şablonu: Bir olayın sebeplerinin bir şemada gösterilmesi için idealdir. Kategorileri ihtiyaç ve vermek istediğiniz fikirlere göre değiştirebilirsiniz.

Umarım bu şablonlar beklediğiniz o önemli fikri yaratmanızda size yardımcı olur.

No Comments

SkyDrive ile Çantanız Hafiflesin!

Daha önceki yazımda, ekip projelerinizde SkyDrive ve Office’i kullanmayla ilgili bazı ipuçları paylaşmıştım. Yeni SkyDrive uygulamalarının da lansmanıyla birlikte, artık birçok öğrencinin belge depolama ve paylaşma için SkyDrive kullanmaya başladığını görmeye başladık. Dolayısıyla bugün sizlerle, hayatınızı daha da kolaylaştıracak ve çantanızı hafifletecek bazı ek ipuçları paylaşmak istiyorum.

Sırt çantanızı hafifletelim diyorum, çünkü biliyorum ki her gün okula defteriniz, derste dağıtılan notlar, okuma ödevleri, ders kitapları, telefonunuz, bilgisayarınız ve hatta belki tablet bilgisayarınız gibi bir sürü eşyayla gidiyorsunuz. Yani gün içinde ihtiyacınız olabilecek herşeyi ne olur ne olmaz diye çantanızda taşıyorsunuz. Ben de diyorum ki, gelin tüm gün oradan oraya taşıdıklarınızın bir kısmını “buluttaki çantanıza” atalım ve sırtınızdaki o çantayı biraz hafifletelim :)

1. Defterinizi buluta atın

OneNote 2010 okulda da kullanabileceğiniz, harika bir not alma uygulaması. Bu uygulama ile notlarınızı derslere göre ayırabilir, tüm notlarınızın içinde anında arama yapabilir, notlarınıza grafikler ve çizimler ekleyebilir, hatta tercih ediyorsanız dersi bile sesli olarak kaydedebilirsiniz. OneNote’u SkyDrive’a bağlamak, size birçok kolaylık sağlar:

İstediğiniz yerden çalışın

OneNote defterinizi SkyDrive’da tuttuğunuzda, ona her yerden erişebilir hale gelirsiniz. İstediğiniz Mac veya PC’den OneNote Web App’i kullanabilir, hatta notlarınıza mobil OneNote uygulamalarından bile erişebilirsiniz.

OneNote defterinizi SkyDrive’a kaydetmek için Dosya menüsünden Paylaş’ı seçmeniz yeterli.

Yanınızda taşıyacağınıza OneNote’a atın

Aldığınız çıkışları, ekran görüntülerini, web sayfalarını ve daha bir çok içeriği OneNote’a atıp, ihtiyacınız olan herşeyi tek yerde tutmanız mümkün. Örneğin yaptığınız araştırma için faydalı bilgiler içeren bir site bulduğunuzda, istediğiniz kısımları Internet Explorer ile seçip, sağ tıklama menüsünden OneNote’a gönderebilirsiniz. Bunu tüm sayfa, sadece bir paragraf ya da sayfadaki bir resim için yapmanız mümkün, üstelik OneNote gerektiğinde kullanabilmeniz için içeriği nereden aldığınızın bilgisini de tutar.

Eğer saklamanız gereken içerik PDF gibi bir dosya ise, belgenin Yazdırma menüsünden OneNote defterinizi seçip dosyayı direkt defterinize kaydedebilir, böylece derste dağıtılan notlarla kendi tuttuğunuz notları aynı defterde ve bir arada saklayabilirsiniz.

Ekranda gördüğünüz bir şeyin fotoğrafını çekip OneNote’a atmanız da mümkün, tek yapmanız gereken Windows ve S tuşlarına basmak. Saklamak istediğiniz içeriği seçtiğinizde karşınıza bir OneNote menüsü çıkacak, buradan içeriği hangi deftere kaydetmek istediğinizi seçebilirsiniz.

Notlarınızı kolayca paylaşın

Notlarınızı bir kere buluta attıktan sonra, başka biriyle paylaşmak için fotokopi gibi şeylerle uğraşmanıza gerek kalmaz. SkyDrive.com’a girip defterinizin ismine sağ tıklayıp Paylaş’ı seçerek direkt arkadaşınıza e-posta gönderebilir ya da defterinize özel bir paylaşım linki alabilirsiniz.

Eğer siz yetki verirseniz, defterinizi paylaştığınız arkadaşlarınız da deftere kendi notlarını ekleyebilir. Böylece herkesin katkıda bulunup, sınavlara bir arada çalışabileceği bir ortam da yaratmış olursunuz :)

2. Önemli dosyalarınız hep elinizin altında olsun

PC veya Mac’inize SkyDrive uygulamasını yüklediğinizde, bilgisayarınızda bir SkyDrive klasörü oluşturulur ve bu klasöre kaydettiğiniz her şey, SkyDrive’ınız ile eşitlenir. Önemli olduğunu düşündüğünüz herşeyi direkt bu klasöre kaydederek, ihtiyacınız olan her an, her cihazdan erişilebilir hale getirebilirsiniz ve bilgisayarınızın başına bir şey gelse bile, dosyalarınızı asla kaybetmezsiniz.

3. İstediğiniz yerden Office kullanın

SkyDrive sadece dosyalarınızı depolamakla kalmaz. Ücretsiz Office Web Apps ile entegrasyonu sayesinde, direkt tarayıcınızın içinden istediğiniz belgeyi görüntüleyebilir, düzenleyebilir veya yazdırabilirsiniz. Örneğin diyelim ki kendi dizüstü bilgisayarınızda ödev hazırlıyorsunuz ve piliniz bitti. Hemen başka bir bilgisayara geçip SkyDrive.com’a girerek bıraktığınız yerden devam edebilirsiniz, veya mobil uygulamalardan istediğiniz eklemeleri yapabilirsiniz. Yaptığınız tüm değişiklikler anında eşitlenir, dolayısıyla bilgisayarınızı yeniden açtığınızda güncellenmiş belgeyi görürsünüz.

4. “Evde unuttum” demeyin

Hepimizin başına gelen birkaç örnek vereyim: Ödevinizi göndermeyi unuttuğunuz yolda aklınıza geldi, veya CV’nizi birine göndermeniz gerekiyor ama CV evdeki bilgisayarda, ve o hep yanınızda sandığınız USB’nizi de bir türlü bulamıyorsunuz. İhtiyacınız olan belgeyi SkyDrive’a koymuş olmasanız da, SkyDrive uygulamasını bilgisayarınıza kurduysanız, SkyDrive.com’a girip bilgisayarınızın içeriklerini tarayabilir ve dosyanızı bulup SkyDrive’a kopyalayabilirsiniz. Bunu yaptıktan sonra belgeyi direkt SkyDrive.com üzerinden Office Web Apps ile görüntülemeniz, düzenlemeniz ve paylaşmanız mümkün.

5. Telefonunuzla tarayıp, SkyDrive’da saklayın

Derste dağıtılan kağıtlar, sizin aldığınız notlar, etraftan kesip sakladıklarınız derken ne kadar çok kağıt biriktirdiğinizi farkettiniz mi? Bunların hepsini yanınızda taşıyıp düzenli tutmaya çalışacağınıza, saklamak istediğiniz herşeyi Windows Phone için Handyscan ya da iPhone için Doc Scan gibi bir uygulama kullanarak tarayabilir ve PDF formatında SkyDrive’a atabilirsiniz.

Eğer daha fazlasını yapmak, mesela yorum eklemek ya da PDF’leri ders notlarınızla birlikte saklamak isterseniz dosyaları OneNote’un içine aktarmanız yeterli.

6. Dosyalarınıza her yerden erişin

USB sürücüleri unutmak veya kaybetmek fazlasıyla kolay. Kendi kendine e-posta ile dosya göndermek ise hem gelen kutumuzu kalabalıklaştırıyor, hem de en son versiyonun hangi dosya olduğunu takip etmek zorlaştırıyor. SkyDrive ile ise, nerede olursanız olun, tüm dosyalarınızın en son hali her zaman elinizin altında. Herhangi bir bilgisayarın tarayıcısından veya Windows Phone , iPhone ve iPad veya Android uygulamalarından istediğiniz dosyaya ulaşmanız an meselesi.

Çantanız artık çok daha hafif!

Buraya kadar anlattıklarım, özellikle öğrencilere hitap eden özellikler, ama öğretmenler için de birebir geçerli. Bunlara ek olarak SkyDrive öğretmenler için, dersle ilgili materyalleri ve notları anında paylaşmak ya da ödevleri SkyDrive üzerinden kontrol ederek direkt belge üzerine yorum ekleyebilmek gibi bir çok farklı kolaylık da sağlıyor.

Umarım paylaştığım bu ipuçlarını faydalı bulmuşsunuzdur… Eminim ki sizler de bahsettiğim yöntemleri kullanmaya başladıkça hayatınızın ne kadar kolaylaştığını farkedeceksiniz. Her zamanki gibi yorumlarınızı bize buradan ve SkyDrive Türkiye Facebook sayfamızdan ulaştırabilirsiniz.

No Comments

PowerPoint 2010 ile Resim ve Nesneleri Hizalama

Eklediğiniz resim ve çizim nesnelerini birbirine göre yatay ya da dikey hizalamanız gerektiğinde PowerPoint kılavuz çizgileri görüntüleyerek işinizi kolaylaştırır. Fare ile resim ya da nesnenizi sürüklediğinizde, hizalama çizgisi otomatik görünür.

Uygun durumda iken resim ya da nesneyi bırakabilirsiniz. Görünüm -> Kılavuz çizgileri ile ayarlama işlemini kendiniz de yapabilirsiniz. Aşağıdaki görselde en sağdaki nesneyi fare ile sürüklediğimizde yatay olarak ortada çizgi belirir. Alta hizalamak istersek altta çizgi belirir. Aynı durum dikey veya sağ-sol hizalama için geçerlidir.

No Comments

Daha İleri… Daha Gelişmiş… Daha Hızlı…

2012 yılı pek çok çözümümüzün yeni versiyonlarının çıktığı/çıkacağı bir yıl. Bu lansmanlardan ilkini SQL Server 2012 ile 3 Mayıs 2012’de İstanbul’da Swiss Otelde gerçekleştirdik.

15 iş ortağımızın da sponsor olarak yer alıp, SQL Server etrafındaki çözümleri tanıttığı lansmanımızda, 625 katılımcıyı ağırladık.

Açılış konuşmalarımızda BT dünyasının duayeni Alpaslan Özlü ve konuşmasında katılımcılara büyük enerji ve motivasyon veren yönetim danışmanı Toby Foxcroft yer aldı. Toby’nin hemen ardından benim SQL Server 2012 yenilikleri sunumuma yer verdik. Son olarak da DenizBank başarı öyküsünü Intertech’ten Funda Öney bizlere anlattı.

Günün geri kalan kısmında, üç parallel salonda, 16 oturumla katılımcılarımıza SQL Server 2012 yeniliklerini anlattık.

SQL Server Öncüleri (SQL PASS Turkey Chapter) bu salonlardan, “Dene Keşfet Salonunda” takipçileri ile buluştu.

Lansmanda katılımcılarımızdan etkinlik konusundaki deneyimlerini ve SQL Server 2012 mesajlarını #SQL2012Lansman hashtag’I ile paylaşmalarını rica ettik. Fuayede yer alan video ekranımız ise paylaşımları tüm katılımcıların anında görmesini sağladı. Günün sonunda en başarılı mesaj içerik sahiplerinden 16 katılımcımıza SQL Server 2012 kitabı hediye ettik.

Çok kısa zamanda hem katılmayan takipçilerimiz hem de katılan ancak diğer parallel oturumları izlemek isteyen takipçilerimiz için SQL Server 2012 Lansman web sitemizden oturum videolarını paylaşacağız.

No Comments

Kariyerinizi Bulut’a Taşıyın…

Microsoft Certified Solutions Expert (MCSE), günümüz teknoloji gereksinimleri ve çözümleri için tüm Microsoft tarafından baştan oluşturulmuş, yeni bir sertifika programıdır. 

Microsoft, Bulut Bilişim çözüm becerileri başta olmak üzere daha geniş ve daha derin bir teknoloji çözüm becerileri doğrulaması sistemi oluşturacak sertifikasyon programını yeniden tasarladı. En geçerli ve saygı duyulan sertifika programlarından biri olarak Microsoft, yeni teknoloji çözümleri oluştukça BT Profesyonellerinin ve Yazılım Geliştiricilerinin becerilerini güncel tutmak için bir yol çizmektedir.

Sadece Adı Değişmedi, Tamamen Baştan Oluşturuldu

Microsoft Certified Solutions Expert (MCSE) sertifikası çözümleri vurgulamaktadır

Microsoft’un teknoloji çözümlerini geliştirmek, uygulamak ve sürdürmek için gereken beceri setlerini doğrulamak için sertifikaları yeniden tasarlayarak baştan oluşturduk. Bu sertifikalar, geniş ve derin beceri setlerine sahip BT Profesyonelleri ve Yazılım Geliştiricileri içindir.

Sertifikalar üç beceri düzeyinde sunulmaktadır:

Microsoft Certified Solutions Associate (MCSA)

Associate (Ortak) düzeyi, Expert (Uzman) düzeyi sertifikası almak için bir ön gereksinimdir. Bu sertifika, BT sektöründe ilk işinizi almak için gereken temel becerileri kazandığınızı gösterir.

Microsoft Certified Solutions Expert (MCSE) ve Microsoft Certified Solutions Developer (MCSD)

Expert (Uzman) düzeyi, sürekli değişen teknoloji ortamında becerilerinizin en yeni Bulut teknolojilerini uygulayacak düzeyde olduğunu gösteren, Microsoft’un en önemli sertifika setidir. Microsoft Certified Solutions Expert (MCSE), Microsoft teknoloji çözümleriyle çalışma konusunda uzmanlığı olan BT Profesyonelleri içindir. Microsoft Certified Solutions Developer (MCSD), Microsoft yazılım geliştirme araçlarıyla çözüm geliştirme konusunda uzmanlığı olan Yazılım Geliştiriciler içindir.

Microsoft Certified Solutions Master (MCSM)

Expert (Uzman) düzeyindeki sertifikayı aldıktan sonra bir sonraki hedef Master (Usta) düzeyidir. Bu sertifika, çok daha yüksek düzeyli BT becerileri olduğuna dair bir kanıt almak isteyen seçkin profesyoneller içindir.

Bulut Bilişim konusunda eğitimli çalışan gereksinimi aylardır BT pazarını zorlamaktadır. Çözüm sağlayıcılar, hizmetlerini daha gelişmiş bir seviyeye getirebilmek için Bulut’u bilen çalışanlar aramaktalar. Bulut Bilişim pazarı ve bu pazara bağlı olarak iş ilanları hızla artarken, bu pozisyonlar için uygun kişilerin sayısı ise oldukça yetersiz bir hızda gelişmektedir.

Bu nedenle Microsoft, sertifika programını Bulut’la ve gerçek dünyadaki iş gereksinimleriyle eşleştirilen daha ayrıntılı bir BT beceri setini doğrulayan yeni bir sertifika programı tasarladı.

Yeni Sertifika Programları Hazır

Baştan oluşturulan ve yeni yaratılan sertifika programları hakkında birçok bilgiye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

mstr

Ayrıca siz değerli IT Profesyonellerine ve Yazılım Geliştiricilerine, Prometric’in aynı fiyata 1 yerine 2 sınav kampanyasından faydalanmalarını tavsiye ediyoruz.

No Comments

Windows Debugging 207

Geçmişte Executive i kernel in dış katmanı olarak tanımlamıştık. Bu aslında ntoskrnl.exe in dış katmanıdır. Gerçi sadece iç katmanına Kernel denir, ama günlük hayatımızda ntoskrnl.exe in hepsine Kernel deriz. Bu yanlış değil, ama farkı da unutmamak lazım. Executive de temel işletim sisteminin hizmet sağlayıcıları yer almaktadır. Burada örneğin process ve thread yönetimi, bellek yönetimi ve güvenlik açısından WD206 da söz edilen security reference monitör çalışır. Cacheleme yönetimi ve I/O sisteminin de kodlarını bu tarafta bulabiliriz. Kolaylık açısından kitapta sayfa 50 deki detaylı grafik bu yapıyı özlemektedir. Fark edeceksinizdir, burada sadece I/O manager diye bir yapı gösterilmektedir,


I/O system
diye bir bölüm yoktur. Bunun nedeni I/O sisteminin executive ve usermode tarafında çalışan farklı bileşenlerden oluşmasıdır: WDM WMI rutinlerine ihtiyacımız olur ve burada user mode tarafındaki WMI servisi de bunun bir parçasıdır. Ayrıca PnP manager bir bileşendir ve bunun da user mode tarafında çalışan komponentleri vardır. I/O sistemi ayrıca kernel mode ve user mode da çalışan komponentlerden oluşan power manager dan ve son olarak sadece executive de implemente edilmiş olan merkezi I/O manager dan oluşur.

Genişletilmiş bakış açısında I/O manager ında usermode komponentleri olabilir. Bunlar örneğin bir IO aygıt sürücüsü yüklenirken kullanılan user modedaki setup ile ilgili bileşenler olabilir. Yani genişletilmiş bakış açısından örneğin bu tarz kurulumlarda kullanılan .inf ve .cat dosyaları da I/O sisteminin yapısal ihtiyaçları için gereklidir ve kendisini bütünleyen parçaları olarak görülebilir. O zaman registry de dahil olur ve tabii ki aygıt sürücülerin kendileri de burada yer alır.

Son olarak işletim sisteminin bütün donanım ile ilgili yapısının altında duran ve işletim sisteminin geniş çaplı donanımsal uyumluluğunu sağlayabilmek için ‘donanımsal abstraksiyon’ yapan HAL da bunun bir parçasıdır. Bunun sayesinde bütün donanımsal detayları bilmeden Windows API leri kullanarak aygıt sürücüsü yazma imkânımız oluşur. Bu yapı sayfa 539 da bir grafik aracılığı ile özetlenmektedir.


Şimdi, executive yapısının içindeki I/O system in bileşenlerini çıkardık. Konsepti biraz daha genel anlayabilmek için bileşenlerin görevlerini tanımlayabiliriz.

Burada bütün IO interaksiyonların merkezinde I/O Manager yer alır. Yüklenen aygıt sürücüleri kendilerini burada kayıt ederler. Burası her şeyin birleştiği noktadır ve bütün işlemler nereden gelip nereye gitse de, bu noktaya dokunmak zorundadırlar. Çünkü, buradaki çevirmeler sayesinde yazımlar ve sistem parçaları sanal, mantıksal ve fiziki aygıtlar ile buluşurlar. Burası Windows I/O frameworkün çekirdeğidir ve aygıt sürücülerin en temel I/O gereksinimlerinin uyarlandığı bölgedir.
Aygıtların güç seviye işlemlerinden sorumlu Power Manager dır. PnP Manager aygıtların sisteme eklenme ve çıkartılmalarını algılamaktan ve gerekli sürücülerin yüklenilmesinden sorumludur. Örneğin bir aygıtın uygun sürücüsü bulunamadığında, user mode tarafındaki PnP Manager servisini devreye alır ve otomatik sürücü yüklenmesi gerçekleşebilir. PnP Manager ın özelliği Bus tipi aygıt sürücüleri ile çalışmasıdır. Bus tipi sürücüsünün farkı kitabın 2ci bölümünden ve WD202 den hatırlayabileceğiniz gibi, aygıt sürücünün çalıştığı aygıtın altında, PCMCIA veya USB de olduğu gibi, çocuk aygıtı olmasıdır. Örneğin bir USB port una bağlı olan harici diskiniz gibi. Bus, port ve disk sürücüleri ayrıdır. Aygıt sürücü tiplerinin temel özetini sayfa 69 da ve daha detaylı bir özetini sayfa 542 de bulabilirsiniz.

WDM WMI yapısının temel görevi, sürücülerin WMI üzerinden user mode tarafındaki WMI servisi ile görüşebilmelerini sağlamaktır. Böylece sürücüler kendilerini WMI frameworküne WMI provider olarak dâhil edebilirler.

Son olarak aygıt sürücüsü de aslında sadece aygıt ile I/O manager arasındaki ara yüzdür. I/O manager sayesinde gerekli bütün aygıt sürücüler bir IO ya dâhil edilir. Bunlar IO komutlarını aygıta aktarırlar ve bitişinde yine I/O manager a geri bildirimde bulunurlar.


IO un kendisine baktığımızda: Windows un uyarladığı çoğu IO, IRP (I/O request packet) yapısı kullanılarak yapılmaktadır. IRP yapısı bir IO un başarılı sonuçlanabilmesi için gerekli tüm bilgileri içerir. I/O manager bu yapıyı oluşturduktan sonra basitçe ilişkin sürücüye bir pointer ı pass eder. Bu pointer ı referans noktası olarak kullanan sürücünün kodu, işlemlerini bitirdikten sonra yine durmun yönetimi I/O manager a aktarılır. Bu aşamada IRP sonlandırılabilir veya I/O manager gerekli bir sonraki sürücüyü dâhil edebilir. IRP bir alış veriş listesine, bir yemek tarifine benzetilebilir. Belli bir yemeği yapmak istiyorsanız, belli içeriklere ve bunların işlemelerini tarif eden belli izleklere ihtiyacınız olur. Bir IO yapıyorsanız da bütün ilgili sürücüleri dâhil etmeniz gerekir.
Bir alışveriş listesi, kendilerini belli bir IO türü için IO manager a register etmiş olan sürücü listesine benzetilebilir. Bunların hepsini dahil etmeden IO yu yapamayız. Yemek tarifini de sürücülere bölünmüş olarak düşünebiliriz. Her sürücü sıra kendisine geldiğinde kendisine düşen izlekleri tamamlar. Burada örneğin tarama yapmak isteyen antivirüsün sürücüsü ve storage sürücüsü devreye girebilir. Sırayla bütün sürücüler IO paketine erişirler ve istedikleri değişiklikleri yaparlar. IO manager a sürücüler kendilerini register ederken, zaten hangi senaryolarda işletim sisteminin kendilerinin hangi kodunu çalıştıracağını belirlerler.

Bu belli kod ofsetlerine routine denilir. Örneğin kullanıcı kopyalama işleminde cancel de edebilir. Her sürücüsünün bir cancel routine i vardır ve sürücü kendisini IO manager a kayıt ederken bu bilgiye de kayıt eder. Kısaca: cancel durumunda bu offsetimindeki bu fonksiyonuma pointer ı pass et. WD203 de Interrupt Service routine den söz edilmişti. Bir aygıt processörü interrupt ettiğinde kerneldeki interrupt dispatcherı ilgili sürücünün bu ISR ını devreye alır. Yani, senin aygıtından, deviceobjectinden interrupt geldi, sen devicedriverı sın ve bu durumumda senin interrupt service routinine ine bu pointerı pass ediyorum. Bu durumda yapılacakların kodu bana daha önce bildirdiğin gibi burada. Yani genel olarak bir sürücü kernelde ‘serbest gezmez’, ne zaman nasıl devreye alınmasını kurulurken bildirir ve bu belli kodlar istenilen durumlarda kernel tarafından devreye alınır. Yani bu kodlar, sürücünün kendisi kernelin bir parçası olur.
Ve önceki bölümlerden hatırlamıyorsanız, neden pointer? Windows un çoğu C de yazılmıştır. Teoride bir sürücü kendisini her türlü IO a dâhil ettirebilir ve IO paketine değişiklik yapabilir.


Böylece işletim sistemi açısından bütün IO detaylarını bilmemize gerek kalmaz. İşletim sistemi I/O sistemi sayesinde sadece bir aygıta IO yapmak isteyen yazılım ile ilgili aygıtı ve sürücülerini birleştirir (device object ve driver object s. 554). Bunu yaparken kullandığı paket yapısı sayesinde de bir threadin birçok IO yu simultane yapabilmesini mümkün kılar.


I/O Sistemi ne kadar geniş kapsamlı olsa da, illa sadece tek başına bir IO esnasında gerekli bütün işlemleri yapamaz. Örneğin WD206 da güvenlik için dediğimiz gibi, güvenlik yapısı sürekli her işlemde çalışan bir yapıdır. Bu bir hizmettir ve sistemdeki her şey bundan faydalanabilir ve buna tabi tutulur. Ondan da executive bulabildiğimiz bu yapılara ‘işletim sisteminin hizmet sağlayıcıları’ diyebiliriz. Yaygın olarak bunlara rutin de demekteyiz. Güvenlik için security reference monitör örneğin file IO sunda ACL lerin kontrolü için dâhil olur. I/O sistemi de işletim sisteminin sadece bir parçası olduğundan, izole çalışamaz ve diğer executive rutinleri kullanır.


I/O system
in konseptini ve çalışma temellerini özetledikten sonra değişik IO türevlerine bakabiliriz.

Örneğin işletim sistemi mapped file I/O özelliğini sunar. Bu IRP yapısını kullanmaz. Burada disk de duran bir dosya bir processin sanal adres bölgesine maplenir. Diskde duran dosya RAM de durabildiği için, bunun avantajı elbet hızdır ve bu şekilde işletim sistemi cacheleme özelliğini de kazanmış olur. Bunu I/O systemi memory manager ın yardımı ile gerçekleştirir.


IO genel olarak Synchronous ve Asynchronous olarak bölünür. Synchronous ReadFile ve WriteFile gibi kernel fonksiyonlarda yapılan IO dur. Yani yazılım eşleme gereği IO un bitmesini bekler. Asynchronous da yazılım akışı devam eder ve IO un bitmesi beklenmez.
Bütün bu sistemin çalışabilmesi için de bir aygıt sürücüsüne yönelik temel gereksinimler mevcuttur. Bunların detaylı listesini sayfa 548 de bulabilirsiniz.


Genel olarak bir buffer bir işlem esnasında bir veri için geçici kullanılan bir bellek alanıdır. Örneğin eskiden arabalardaki CD playerlar media oynatırken aracın sallanmasında ses gidebiliyordu. Laser titreşimden dolayı optic mediumdaki pathini kaybedebiliyordu ve yine mediumdan okunabildiğinde ses geri geliyordu. Buradaki çözüm bir buffer. Yani mediumdan okunan verilerin ses aygıtına aktarılmadan bir ara bellek de depolanması. Böylece mediumdan okuyamayınca sadece belleğe depolama işlemi geçici durdurulmuş oluyor, bellekten ama veriler hala ses aygıtına iletilebiliyor.

IO verisinin IRP oluştururken işletim sistemi nasıl buffer layacağını bilmeli. Buffered I/O da, çağıranın bufferından veri kernelin non paged pool da bu IO için oluşturulan eşit boyutlu bir buffer a kopyalanır. Okumada da veri (aygıttan) non paged pool daki buffer üzerinden çağıranın bufferına kopyalanır. IRP sonlandığında non paged pool daki buffer alanı da serbest bırakılır. Direct I/O da callerın bufferını kilitleyip bunu RAM e mapleriz. Örneğin DMA, direct memory Access yapabilen sürücüler ile bu şekilde çalışılır: RAMe yüklenmiş buffer alanı MDL, memory desriptor list ile tarif edilir ve sürücü bu bilgileri aygıta yönlendirir. Böylece donanımsal altyapının sunduğu imkân ile DMA ın en büyük özelliği mümkün olur: CPU devreye alınmadan, aygıt direk bellek ile çalışabilir. İşletim sistemi iki buffer türünü de yapmamaya karar verebilir. Örneğin aygıt sürücüsü buffer lamayı kendisi yönetiyor olabilir.


Kendi IO aygıt sürücünüzü yazacaksanız kitabın 7 bölümü çok daha derin kavram ve gereksinimleri özetliyor. İşletim sisteminin IO altyapısı Windows Internals 5th ed. Chapter 7 ‘I/O System’ de anlatılmaktadır: http://technet.microsoft.com/en-us/sysinternals/bb963901

Ayrıca Windows internals ın 6th ed. ilk bölümü de piyasaya sunuldu:
http://technet.microsoft.com/en-us/sysinternals/bb963901

Başar Güner
Sr. Support Engineer, Microsoft

No Comments

Şirket İçinde Birlikte Çalışmanızı Sağlayacak Size Özel Bir Çözüme Ne Dersiniz?

Microsoft SharePoint 2010, çalışanlarınızın birlikte çalışmasını kolaylaştırır. SharePoint sayesinde çalışanlarınız; bilgi paylaşmak, belgeleri baştan sona yönetmek ve tüm çalışanların daha iyi kararlar almasını sağlamak amacıyla raporlar oluşturmak için websiteleri kurabilirler. Oluşturulması ve kullanılması çok kolay olan bu siteler, firmanıza önemli avantajlar sağlayacaktır. SharePoint’in firmanıza sağlayacağı başlıca avantajlar eğitim ve bakım maliyetlerinin düşürülmesi, zaman ve iş gücünden tasarruf edilmesi ve daha yüksek iş önceliklerinize odaklanmanıza yardımcı olmasıdır.

SharePoint sayesinde birlikte çalışmaya odaklanan ve birlikte çalışmanın avantajlarından yararlanan şirketlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Siz de bu şirketlerin arasına katılmak, size özel çözümlere ulaşmak istiyorsanız ilk olarak ne yapmalısınız?

Bunun için bu alanda uzman Microsoft iş ortaklarıyla iletişime geçebilirsiniz. İş ortaklarımız, belirli sınavları geçmiş teknik personel bulundurma, müşteri memnuniyetini kanıtlama, alanlarını adresleyen referanslar sunma gibi çeşitli koşulları sağladıktan sonra, kendi alanlarına göre Silver veya en üst seviye olarak Gold Uzmanlık alırlar. Portal ve Birlikte Çalışma da bu alanlardan biridir. Portal ve Birlikte Çalışma alanında uzmanlığını kanıtlamış iş ortaklarımızın listesine Microsoft Pinpoint‘ten ulaşabilir, şirketinize en uygun portal ve birlikte çalışma çözümüne kavuşabilirsiniz.

No Comments

Default Profile nasıl kişiselleştirilebilir?

Merhaba,

Bir Windows işletim sistemine bir kullanıcı ile ilk defa logon olduğunuzda, yani diğer bir deyişle o işletim sistemi üzerinde logon olan kullanıcının profili daha önce oluşturulmamışsa (tabii roaming profile kullanıcılarını buna katmıyoruz), işletim sistemi üzerinde bulunan default profile kullanılarak kullanıcının profili oluşturulur. Bu yeni oluşturulan profil üzerinde bazı ayarların önceden tanımlı olmasını isteyebilirsiniz. Örneğin bir dosya tipini belirli bir program ile açmak olabilir. Bir diğer ihtiyaç ise Roaming profile kullanıcılarının logon olduğu işletim sistemlerinde yaptıkları bazı değişikliklerin profile ile birlikte taşınmaması. Örneğin, yine dosya tipi ile ilgili örnek vereceğim, bir dosya tipinin farklı bir program ile açılmasını sağladınız. Kullanıcı logoff olduğunda Roaming profile bilgisi, profilin tutulduğu sunucuya kopyalandı. Eğer logoff olduğumuz sunucuda profillerin silinmesi için bir policy’si bulunuyorsa, genellikle Terminal Server’lar üzerinde bu tercih edilir, kullanıcı o sunucuya tekrar logon olduğunda file association tanımı kaybolacaktır. Bunun nedeni, File association tanımlarının tutulduğu HKEY_CLASSES_ROOT hive’ının %userprofile%\Appdata\Local altında bulunan usrclass.dat ile yüklenmesi ve bu dosyanın logoff sonrası roaming profile ile birlikte kopyalanmamasıdır. Bu nedenle siz Roaming profile ile logon olduğunuzda, usrclass.dat dosyası logon olduğunuz sunucu üzerindeki Default Profile’a ait Appdata\Local klasöründen kopyalanmaktadır. Dilerseniz ExcludeProfileDirs registry anahtarında bir değişiklik yaparak kopyalanmasını sağlayabilirsiniz ancak bu yazının amacı diğer opsiyon yani default profile’ın kişiselleştirilmesidir.

Default profile ile logon olup değişikleri yapmak mümkün olmadığından bunun için farklı bir yöntem izlememiz gerekecek. Bunun için test amaçlı kullanıcığımız bir şablon Windows kurulumuna ihtiyacımız vardır. Ben örneğimi Windows Server 2008 R2 referans alarak veriyorum, siz Windows 7 üzerinde de uygulayabilirsiniz.

  1. Öncelikle Windows Server 2008 R2 için image dosyasına ihtiyacınız olacak. Bu image dosyasını DVD/ISO içerisinden “source” klasörü altında bulabilirsiniz.
  2. Şablon olarak kullanacığımız Windows kurulumunda (Virtual ortamda olabilir) unattend.xml kullanarak sistemi sysprep’leyebiliriz. Burada ki amacımız sysprep işlemi sırasında CopyProfile yöntemiyle makinada logon olan kullanıcıya ait tüm profil bilgisini Default Profile’a yazmaktır.
  3. Bunun için önemli olan şablon olarak kullanacağımız sistemde sadece bir kullanıcı olması ve o kullanıcının (tercihen administrator) üzerinde değişikliklerin yapılıp sysprep yapılması gerekmektedir.
  4. Şablon olarak kullanacağımız kurulum üzerinde dosya tiplerini değiştirmeyi planladığınız programların yüklü olması gerekmektedir.
  5. Yine şablon olarak kullanacağımız sistemin WORKGROUP olarak çalışması ve sadece bir profile olmasıni öneririm.
  6. Bunun için administrator ile logon olduktan sonra Control Panel > User Accounts > User Accounts > Configure advanced user profile properties altında Administrator (ve Default profile) dışında, eğer varsa, tüm profilleri silelim.
  7. DVD/ISO’da bulunan /sources/install.wim dosyasını Sysprep yapacağımız sunucu üzerine kopyalayalım. Örnek: C:\Sources\Install.wim
  8. Aşağıdaki kodu kullanarak bir XML dosyasını taratıp, adını unattend.xml olarak verebilirsiniz.
  9. Eğer yukarıda belirttiğimden farklı bir path yazdıysanız, xml dosyasında ki satırı düzenlemek gerekecektir. Install.wim’den sonraki komutlar aynen görüldüğü gibidir.

    <?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
    -<unattend xmlns="urn:schemas-microsoft-com:unattend">
        -<settings pass="specialize">
            -<component language="neutral" xmlns:xsi="
    http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xmlns:wcm="http://schemas.microsoft.com/WMIConfig/2002/State" versionScope="nonSxS" publicKeyToken="31bf3856ad364e35" processorArchitecture="x86" name="Microsoft-Windows-Shell-Setup">
                <CopyProfile>true</CopyProfile>
            </component>
        </settings>
    <cpi:offlineImage xmlns:cpi="urn:schemas-microsoft-com:cpi" cpi:source="wim:C:\Sources\install.wim#Windows Server 2008 R2 SERVERENTERPRISE"/> </unattend>

  • Administrator ile açacağımız bir komut isteminde sysprep komutunu çalıştırabiliriz:
    • %systemroot%\system32\sysprep\sysprep.exe /oobe /reboot /generalize /unattend:c:\sources\unattend.xml
  • Sysprep sonrası profilin kopyalandığından emin olmak için %systemroot%\panther\unattendgc\setupact.log dosyasında şu satırlara bakabilirsiniz:
    1. [shell unattend] CopyProfileDirectory from C:\Users\Administrator succeeded.
      [shell unattend] CopyProfile succeeded.

  • Sonrasında hedef sunucu üzerinden Default Profile klasörü (C:\Users) içeriğini tamamen silip, sysprep’lediğimiz diğer sunucunun üzerinden kopyalayabilirsiniz. Dikkat! Gizli ve/veya sistem dosyalarının görülebilir olduğundan emin olmanız gerekiyor.
  • Sonrasında hedef sunucu üzerinde profili henüz yaratılmamış bir kullanıcı ile logon olup, deneyebilirsiniz.
  •  

    Okan ÇETİNİM

    No Comments